Siyah beyaz bir aşk hikayesi (bölüm bir)

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Annem 30 yaşında oldukça bakımlı, kendisine bakmasını seven, annesi ve babası nedeniyle daha 14 yaşındayken 45 yaşında kasabanın hem parasal olarak hem de fikir olarak danışılan önde gelenlerinden birisiyle evlendirilmiş bir anadolu kasabası kadını. Göğüsleri 3 çocuk doğurmasına rağmen çok fazla deforme olmamış, kalçaları, normale göre oldukça büyük bir kadındır. Babam ise 45 yaşında kasabanın hem maddi olarak hem de danışılan kişisi olarak önde gelenlerinden. Evlendikten bir yıl sonra ilk çocuğu olan ablam eylem dünyaya gelmiş. Babam çok hızlıymış. Annem çok fazla yaşlanmadan çok çocukları olsun diye 2. çocukları olan beni ablamdan bir yıl sonra dünyaya getirmişler. Benden 2 yıl sonrada kız kardeşim Eylül doğmuş. Tabi ailenin tek erkek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek bir çocukluğum oldu. Babam en küçük çocuğu doğduktan 4 yıl sonra da 54 yaşında bir gece geçirdiği kalp krizi sonucu öldü. Zavallı annem daha 14 yaşında erkek eli değmiş, 15 yaşında ilk çocuğunu eline almış, 18 yaşına geldiğinde ise 3 çocuk doğurmuş bir kadın oldu. 22 yaşında ise dul kalarak en büyük çilesini çekti. Sonrasında ise hiçbir erkeğe dahi bakmadı. Aslında iki de nedeni vardı bakmaması için hem 3 çocuğunu üvey baba eline bırakmamak hem de babamın miras için şart koştuğu evlenirse veya bir erkekle yaşarsa hatırı sayılır mirası alamayacak olmasıydı. Bu nedenlerden dolayı erkeksiz bir yaşam seçti. Ama kasaba hayatı işte. 3 çocukla hayatta kalakalmış bir kadına hemen yakıştırdıkları dedikodular maalesef annemin de başına geldi. Biz üç kardeş kasabanın tek ilkokuluna gidiyorduk. Okulda çocukların anneme orospu demelerinden ve her gün birkaç çocuğu hırpalamaktan yorulmuştum. Hem kendime hemde kız kardeşlerime göz kulak olma zorunluluğunu da hissediyor. Onlara da dediklerinde ben müdahale ediyordum. Bir gün yine okulda kavga ettiğim bir gün öğretmen annemi çağırmış ve benim her gün okulda ettiğim kavgalarımı anlatmış. Akşam eve geldiğimde ise annem kavgalarımın nedenini sordu ben cevap veremedim. Bunun üzerine annem bağırıp çağırmaya başlamıştı ki ablam müdahale etti ve annem için söylenenleri anneme anlattı. Annemde Dedikodulardan bıkmış, şehire taşınma kararını vermiş. O gün bizimde okulda her gün yaşadıklarımızı anlatınca annem bir an duraksamadan;
– yarın toparlanmaya başlayın 2 gün içinde şehire yerleşeceğiz dedi.
Biz ne olduğunu anlamadan toparlanmıştık bile. Ne de olsa kasabadan büyük bir şehre taşınacaktık. Şehirde bir emlakçı ile telefonda konuşan annem İzmir’e taşınacağımızı söyledi. Telefonla İzmir’de Alsancak’ta dubleks bir daire almıştı bile. Bize ise sadece şehre gitmek kalmıştı.
Şehir hayatına çabuk alıştık. Ne de olsa çocukluk var. Hele de İzmir olunca alışmak zor olmuyor. Annemde alışmıştı. Hele parada olunca alışmak kolay oluyor tabi. Küçük bir kasabadan gelmenin verdiği çekingenliği çabuk atlatmış şehirde yaşayıp gidiyorduk. Oturduğumuz apartmandaki komşularımızda iyiydi. Annem kısa sürede hepsiyle ilişkilerini kurmuş, günler, misafirlikler, gelmeler gitmeler falan olmaya başlamıştı. Şehir de yaklaşık bir yılımız bitmişti. Hele bir Ceyda abla vardı üst kat komşumuz tam bir seks objesi.Bakımlı, sürekli dar ve kısa elbiseler giyen, Kuaförden çıkmayan, Günlük, haftalık, aylık bakımlarını aksatmayan, spor salonlarından ayrılmayan bir hatundu. 40 yaşın üzerinde yaşı vardı ama yaşını göstermiyordu. Annem gibi o da duldu. O kocası yatakta yetersiz geldiği için boşanmıştı kocasından ve Hakan adında bir oğluyla birlikte yaşıyordu. İş adamı olan eski kocasından hatırı sayılır nafaka da alınca insan böyle oluyor tabi.
Annemle Ceyda abla mükemmel bir uyum sağlamışlardı. Ama annem onun kadar kendisine ilgi göstermiyordu ama arada sırada birlikte dışarı çıkıyorlar, alışveriş falan yapıyorlardı. Bunun dışında muhabbetleri gelip gitmek, Ceyda ablanın süslenmeye gitmediği zamanlarda da birlikte oturup sohbet etmekti.
Yaşım artık 14 olmuş ergenliğe girmiştim. Yani uçan dişi sinekten erekte olduğum zamanlardı. Yine bir gün okuldan geldim eve girdim baktım annemle Ceyda abla balkonda oturmuşlar hem bira içiyor hem de muhabbet ediyorlar. Annemin ara sıra akşamları evde tv izlerken bira içtiğini biliyordum ama Ceyda abla ile muhabbet ederken bira içmeleri bana garip gelmişti. Perdeler çekildi zaten yani beni görmemişlerdi. Aralık olan Bende sohbetlerini bölmemek için balkon kapısının yanındaki koltuğa oturdum onları dinlemeye başladım.
Ceyda abla, anneme;
-Gençsin güzelsin ve çok uzun zamandır hayatında bir erkek yok. Nasıl rahibe hayatı yaşayabiliyorsun?
-Ben rahibe hayatı yaşamıyorum. Hem bana diyene bak sende benim gibisin hayatında bir erkek yok. Çok bakımlı ve seksin ama hayatın boş
-Benim hayatımda erkek olmadığını nereden çıkartıyorsun? Benim hayatımda bir tane erkek var o yetiyor bana hem de her şeyiyle yetiyor
-Nasıl yani, senin hayatında hiç erkek yok ki
-Evet var hem de dünyanın en yakışıklı erkeği. Hem genç hem yakışıklı ve çokta enerji dolu.
-Söylesene kızım çok merak ettim kim bu hayatındaki erkek.
-Hakan kızım. Kendimi oğluma adadım ben. Bütün hayatımı işgal ediyor. Ondan başka erkekte tanımamam ihtiyacım yok zaten. O da istemez annesini başka erkeklerle paylaşmayı
-Onu biliyorum kızım. Benimde bir oğlum var. Eğer hayatımızdaki erkeklerden kastın oysa ergenliğe yeni girmiş, yakışıklı, sorumluluklarını bilen, enerjik bir oğlanda bende var unuttun galiba.
-Sorumluluklarını bilen mi? Senin oğlun mu? Yo senin oğlun sorumluluklarını bilmiyor.
Ben ise bu sohbeti bölmemek için içeriye selam bile vermemiştim balkon kapısından geldiğimi belli etmeden gizlice sohbeti dinlemeye devam ediyordum.
Ceyda abla;
-Kızım senin oğlunda sorumluluk yok. Bak benim Hakan’a sorumluluklarını biliyor. Annesini ele güne, yabancı erkeklere mahkum etmiyor.
-Nasıl yani. Anlamadım kızım nasıl annesini yabancı erkelere mahkum etmiyor.
-Nasılı var mı? Ben seksi seven dul bir kadınım. Seks her insan gibi benim içinde ihtiyaç. Bu ihtiyacımı oğlum biliyor, ve gideriyor.
-aaaaaaaaaa nasıl yani sen şimdi oğlunla yatıyor musun?
-Buna yatmak demeyelim de
-Eee ne deyelim peki?
-ihtiyaç gidermek diyelim
-Nasıl yani?
-Şimdi feci şekilde azdım. Hormonlarım tavan yaptı.bu durumda mutlaka bir erkek bulmam lazım değil mi? Dışarı çıkacağım. Bir erkek arayacağım. Bulduğum erkek hırlı mı hırsız mı? Bulaşıcı hastalık taşıyor mu? Bilmiyorum. Birde tanıdık birileri olmaması lazım. Ve beni de tanıdıklarımın görmemesi lazım ki adım orospuya çıkmasın. Yani normal bir ihtiyacım için bu kadar riske gireceğim.
Annem Ceyda ablanın anlattıklarını ağzı açık dinliyordu. Hayretler içerisinde kalmıştı. Ceyda abla devam etti.
-Basit bir ihtiyacım için bu kadar riske gireceğime Hakan ile yatıyorum. Hem ben bu kadar riski üzerimden atıyorum. Hem de genç, enerji dolu bir gencin hormonlarını azaltıyorum. Benim oğlan açısından düşün birde. Genç, yeni ergen, hormonları hep zirvede, hep 31 çekiyor. Dışarıda bir kıza gitse bulaşıcı hastalık kapma riski var. Kızın ne mal olduğu belli değil. Oğullarımız şimdi ergenlik döneminde ilk yattığı kıza aşık olacak. Eğer kız birde yollu ise düşün oğlumun düşeceği arkadaş kurbanlığını, uyuşturucuya mı alışacak, kötü huylar mı edinecek? Belli değil. Genel eve gitse oradaki kadınların davranışları belli değil. Belki genel evdeki kadın oğluma kötü davranacak ve iktidarsız olmasına neden olacak. Buda oğlumun bütün hayatını etkileyecek. Bu kadar kötü örnek varken bildiği, tanıdığı bir kadın olması ve seksi ondan öğrenmesi daha iyi değil mi? Hem ergenliğe giren erkekler ilk önce annelerini arzularlarmış. Eee en çok arzuladığı kadın ile yatması, seksi ondan öğrenmesi daha iyi değil mi? valla ben yaklaşık 6 ay oldu Hakanla yatıyorum çokta mutluyum. Değil babası, jigolo olsa bu kadar memnun olamazdım yani. Hem neden saçma sapan toplum dedikodusu bir durum için bütün bunlarla hem kendimi hem oğlumu riske atayım. Toplum bir orospu yaftası vuracak kadın arıyor. O kadın ben olmadım hepsi budur.
Annem Ceyda ablanın anlattıklarını dinlerken ağzı açık kalmıştı. Ceyda ablanın söylediklerine cevap vermeye çalışıyordu. Ama söyledikleri doğruydu nasıl karşı tez ortaya atabilirdi.
Sadece
-Oğluna çıktığı yeri sunmak sen buradan çıktın şimdi buranın sana ihtiyacı var gel ve sok demek ya ne bileyim işte
Diyebildi.
Annemin Ceyda ablanın anlattıklarıyla kafası karışmıştı. Karşı tezde sunamıyordu çünkü söylediklerinin hepsi doğruydu.
Tam annem başlayacaktı söze ablam eve geldi. Kapıdan girer girmez de bana sardı.
-Hayırdır anne kuzusu. Ne işin var erkenden evde. Ne o gene annenin dizinin dibine mi ilişmeye gidiyorsun
diyerek
O sırada seslere annemlerde balkon kapısından içeriye yöneldiler.
Annem;
-çocuklar ne oluyor burada ne yapıyorsunuz? Bizimi dinliyorsunuz siz?
Ben;
-yok anne ya sizi ne dinleyeceğim yeni geldim okuldan. Tam size selam vermeye geliyordum ablam geldi işte yaygara koptu.
Ablam;
-yalan söyleme. Neredeydin. Okuldan çıkınca 15 dakika seni bekledim okulun önünde. Allah’tan öğretmenini gördüm son dersiniz boşmuş erken çıkmışsınız. İnsan bir ben gidiyorum der. Hiç değilse bende beklemezdim seni
Annem;
-Cenk sen ne zaman geldin eve? Bizi mi dinliyordun sen?
Annem panik olmuştu. Konuşmalarını dinlediğimi anlamıştı.
Bende;
-yok anne erken çıktım okuldan biraz dolaştım. Yaygaracıdan hemen önce geldim. Tam size selam vermeye geliyordum yaygaracı kızın gördü.
Ablam;
-Ne selamı be. Tam 20 dakikadır aşağıda Hakanla oturuyoruz kapının önünde baya sohbet ettik. Seni görmedim ben
Bu defa ben panik olmuştum;
-uğraşma benimle yani geldim diyorum. Tam annemlere selam verecekken sen geldin. Uzatma
Ablam;
-tamam tamam yeni gelmiş ol. Hem koltuğa oturup, rahat rahat, geniş geniş gözlerini yummuş uyuyacak kadar yeni gelmiş erkeğimiz.
-erkeğim tabi ne sandın. Bir bas git. Uğraştırma beni. Git üzerini soyun. Eğer meraklıysan giyinme sana erkek göstereyim
Ablam;
-Terbiyesizleşme lan. Anne görüyor musun ettiği lafı. Terbiyesiz sapık
Ben zorlama beni kızım git odana ne yapacaksan yap
Annem;
-çocuklar yeter uğraştırmayın beni. Benim derdim bana yeter herkes odasına
Ceyda abla bu sırada;
Ben gideyim güzelim söylediklerimi bir düşün. Bende gideyim de benim erkeğim ne yapıyor bir bakayım hem açtır bir şeyler hazırlayayım
Diyerek annemin yanından ayrıldı.
Ceyda ablanın gitmesiyle bizde üzerimizi değiştirmek için odalarımıza geçtik.
Tam üzerimi değiştirirken kapı çalındı. Ablam olduğunu düşünerek tersledim ama kapıda bekleyen annemdi
-Benim Cenk müsait misin?
-Üzerimi değiştiriyorum anne, eğer tam soyunmadıysan geleyim. Konuşmam lazım seninle
-Olur anne eğer önemliyse gel
gömleğimi çıkartmıştım üzerimde sadece atletim vardı altımda ise boxer’ım vardı
Annem içeri geldi;
-O sen baya soyunmuşsun. Sen üzerini değiştir sonra konuşuruz.
-Yok be anne senden gizlim saklım mı olacak. Gel gel otur şöyle seni dinliyorum.
Annem utana sıkıla lafa başladı;
-Ceyda ile balkondaki konuşmalarımıza sanırım kulak misafiri oldun. Dinledin demiyorum. Sanırım kulak misafiri oldun. Ne kadarını duydun bilemiyorum. Ama düşündüğün gibi değil. Bunu bilmeni istiyorum.
-Biliyorum anne. Dinlemeye gelince tam size selam vermeye geliyordum ki çok güzel sohbet ediyordunuz. Bölmek istemedim. Bende sohbetinizin bitmesini kapının önünde bekledi. Bu gün çok yorulmuşum sizi beklerken de uyuya kalmışım.
Annem;
-Anneciğim burada sadece ikimiz varız yalan söylemek zorunda değilsin bu bir. İkincisi de sen bu evin erkeğisin ve bu evdeki bütün bayanlar sana güveniyor. Güvenilir erkek olmak ise her zaman her koşulda doğru söylemekten geçer. Şartlar ve sonuçları ne olursa olsun.
Bu sözlerin ardından artık yalan söyleyemezdim;
-anne konuştuklarınızın Ceyda ile Hakan arasındaki ilişki kısmını tamamen duydum.
-Hımm tamam ama benim onların ilişkisini tasvip etmediğimi de duymuşsundur o zaman
-Evet anne duydum ama sana bir şey söyleyeyim mi. Bu tasvip ettiğim anlamına gelmesin ama Ceyda galiba söylediklerinde haklı.
-Sen deme canımın içi sen böyle konuşma. Yıllardır elime erkek eli değmedi. Zaten yalnızlık hayatıma karabasan oldu. Birde sen böyle konuşunca ben içinden çıkamam ki. Ne olur yapma bana bunu
Annem bunları söylerken ağlıyordu. Hem de duygu yüklü ağlıyordu. Sonra;
-lütfen bir tanem sen bana bunu sakın yapma. Tam erkeksizliğe alışmaya çalışırken, bazı duygularımı bastırmaya alışmışken uyandırma o duygularımı
Dedi ve odadan koşarak çıktı.
Annemin halini gören ablam yanıma geldi ve;
-Anneme ne yaptın. Seni erkek diye başımıza diktik ama sakın annemin canını yakacak bir şey yapma sakın
diye beni tehdit ederek oda odadan çıktı.
Aylar ayları kovaladı, günler günleri. Yaz tatili geldi çattı.
Annem kız kardeşim ve ablam için dil kursu ayarlamıştı. İki kız 2 buçuk ay İngiltere’ye gideceklerdi.
Bütün işlemleri okul varken ayarlanmıştı. Tatile çıkamadan zavallı kızlar birde dil öğrenmek için İngiltere’ye gideceklerdi. Kız kardeşim merak içinde hazırlanmış ama ablam her zaman ki gibi oflaya puflaya eşyalarının hazırlamıştı.
-Ben daha tatile çıkmadım. Bu nereden çıktı şimdi. Cenk neden gelmiyor da kızlar gidiyor falan diyordu
Annemle arabaya bindik kızlar ve bagaj dolusu valizleri de tabi ki.
Soluğu Adnan Menderes Havalananında aldık.
Uçağın kalkmasına 45 dakika vardı. İşlemleri yapmak için doğruca dış hatlara gittik. Pasaport işlemleri, valizler falan derken bayağı zamanımız gitti.
Uçak rötar yapmadan tam zamanında havalanacaktı. Veda vakti geldi. Kardeşim her zaman ki gibi uysaldı ama ablamın yine cazgırlığı tutmuştu.
-yok anneme iyi bak. Yok bana emanet. Kadının kılına zarar gelmesin falan
Neyse uçağa binmek için son anons yapıldı da gidebildiler.
Biz de onları yolcu ettikten sonra güzeller güzeli bir kadın ile sessiz ama içinde fırtınalar kopan ergen delikanlı, tekrar evimize döndük. Ama ne yalan söyleyeyim ergenlikle birlikte havaların sıcaklığı da etkili olunca birde İzmir’in sokak ortamları beni azdırmıştı. Soluğu odamda aldım. Bilgisayarımı açtım. Eskilerden bir porno film açıp mastürbasyon yapmaya başladım. Gözlerimi kapadım kafamda hiç kimse yoktu ama gözlerimin önüne annem geldi. Çırılçıplak vücudu ile karşımda duruyordu. Hafif hafif dans ediyor. O büyük ama sımsıkı kalçalarını sağa sola sallıyor. Göğüslerini ise salladıkça göğüsleri dairesel hareketler yapıyordu. Ben bunları düşünürken boşalmıştım. Hem de ne boşalma. Adeta damarlarım çekilmişti. Damarlarımda, taşaklarımda ne var ne yoksa hepsi akmıştı.
Gözlerimi açtığımda oda kapısının açık olduğunu fark ettim. Oysa kapatmıştım kapıyı iyi hatırlıyorum. Hatta dilini zorlayarak geçirmiştim kapının kasasına.
Hemen üstümü toparlayıp salona çıktım. Anneme baktım annem salonda masayı hazırlamakla meşguldü.
-Anne odaya sen mi geldin.
Annem yüzüme bakmıyordu ama soruma da cevap verdi.
-Hayırdır ne yapıyordun odada neden geleyim ?
-Yok bir şey yapmıyordum da kapı açılmış acaba sen mi açtın yoksa kendisi mi açıldı merak ettim.
-Yok ben açmadım. Hem neden açayım. Yemeği hazırlamaya çalışıyorum
Dedi ama kızgındı. Eve gelirken oldukça neşeliyken ne olmuştu bu kadına da birden sinirlenmişti.
-Ne oldu anne neden bu kadar sinirlisin?
-Yok bir şey
-Ama sinirlisin? Telefon falan mı geldi yada kızlar mı bir şey yaptı?
-yok bir şey dedim Cenk
Çok sinirli olduğunu görebiliyordum. Sonra kapı çaldı ve kapıya bakmaya gittim. Kapıcı gelmişti. Annemin siparişleri vardı onları getirmeye gelmişti. Bir şişe 70 lik rakı, bir şişe kırmızı şarap getirmişti.siparişleri kapıdan bıraktı ve gitti.
-Anne kapıcı geldi. Bir rakı ve kırmızı şarap getirdi siparişi sen mi verdi?
-evet ben verdim. Sorun mu var?
-yok olur mu sen verdiysen sorun yok tabi de hani karışıklı olmasın diye sordum
-Sorma o zaman şimdiye kadar hiç karıştı mı? Kapıcı getirdiyse al içeri getir. Buzluğa koyda soğusunlar yemeğe kadar
-tamam anne koyayım dedim ve koydum.
Yemek hazırlanmıştı. Anneme masayı kurmasında yardım ettim. Ve masayı kurup yemeğe başladık. Yemek bitinceye kadar da konuşmadık.
Yemekten sonra tabakları değiştirdik masayı kaldırmadık içki zamanıydı. Annem rakıyı sevmezdi ve içmezdi de ama şaraba da hayır demezdi. Ama bu gece rakı içeceğim diyerek sadece rakıyı masaya getirdi.
Biz içemeye başladık annemle karşılıklı. Ama o o kadar hızlı gidiyordu ki. Hayatında değil rakıyı içmek kokusuyla sarhoş olan kadın iki defa da bardak rakıyı bitiriyordu. Hem rakıyı sek içiyordu. Belli ki canı fena sıkkındı.
Bardağı bitirdi. Mutfağa gitmek için masadan kalkmaya çalıştı. Ama kalkamadı. Oturduğu yerde rakının çarptığını hissetmemişti ama ayağa kalkınca çakır keyf olduğunu anlamıştı. Onu böyle görünce masayı kaldırdım. Sonra annemi yatırmaya çalıştım ama o ısrarla
-oturalım seninle konuşacaklarım var. Dinle beni dedi.
Oturarak annemi dinlemeye başladım
-Ceyda ile konuşmalarımızı duymuştun. Orada neler konuştuğumuzu biliyorsun. Bunu sana tekrar etmeyeceğim. Ancak o konuşmadan bu güne kadar hep düşündüm. Bu geceyi de ortama uygun olacağı için hazırladım. Bu konuşacaklarımı sana sağlam ve ayık kafa ile anlatamazdım.
Bunları söylerken de ağlıyordu annem
-Evet sevgili oğlum. Seninle bu akşam ciddi ciddi bazı şeyleri konuşacaktım ama kardeşlerini yolcu ettikten sonra eve geldiğimizde karşılaştığım durum beni açıkçası biraz gerdi. Ama gerginliği atlattım. Şimdi rahat rahat konuşabilirim seninle. Ama bir şartım var lafımı hiç kesmeyecek bitirinceye kadar ne bir itiraz ne de bir yorum istemiyorum. Bu durum benim için çok zor. Ve beni anlayışla karşılamanı istiyorum. Kocam öleli 14 yıl oldu. Bu süre içerisinde elime erkek eli değmedi. Dedikodu olacak korkusuyla hep erkelerden uzak durdum. Hem de deli gibi sekse ihtiyacım olduğu zamanlarda bile uzak durdum. Hep kendi kendine yetmeye çalıştım. Bende sağlıklı her kadın gibi ihtiyaçlarım olmasına rağmen uzak durdum. Çünkü benim bir anlayışım vardı. Ancak son yıllarda bu anlayışımın bir şekilde bana zarar vermeye başladığını fark ettim. Ceyda’nın anlattıkları da kendime verdiğim zarara tuz biber ekti. O günden bu yana Ceyda’nın anlattıklarını düşünüyorum. Ve bir karar vermem gerekiyordu. Son zamanlarda yaşadıklarım da üzerine tuz biber ekti ve kararımı verdim.
Ben nefesimi tutmuş ve annemin konuşmasını dinliyordum. Ya hayallerimin kadını benim olacaktı, ya da ben hayallerimi, rüyalarımı süsleyen kadına yine uzaktan bakacaktım. Gerçi son zamanlarda aramızdaki ilişk**en bir şeyler seziyordum ama tam adını koyamıyordum. Önceleri oğulcuğum, canım oğlum diyen kadın gitmiş yerine komşumuz gibi, yada mahalleden tanıdığım bir kadın gibi. Ama ihtimal vermiyordum tabi.
Annem konuşmasına devam etti.
-Düşünme zamanı içerisinde yakından incelediğim de oldu ve bir karar verdim aşkım. Sana o muhabbetten bu yana mesafe koyduğumu fark etmişsindir. Bu mesafeyi koymamın nedeni senin sevgilin olacaksam buna kendimi ve seni psikolojik olarak hazırlamaya çalışmaktı. Görüyorum ki bu zemini hazırlamışım. Evet Ceyda haklıydı hormonları zirve yapmış bir delikanlıyı; ya kurtların, çakalların arasına atacaktım ya da alıp kendi elimle büyütecektim. Tabi o gençte beni kurtların, çakalların arasına atmak istemezdi. En azından bana böyle geliyor. Tam bu akşam için bir karar vermişken senin odanda beni düşünerek mastürbasyon yapmana da şahit olunca kararımın ne kadar doğru olacağını düşündüm. Bütün bu nedenlerle sevgilim seninle ilişki yaşamaya karar verdim. Ama bazı şartlarım var. Öncelikle bu aramızda kalacak. 3. kişiler hele Ceyda da dahil hiç kimse bilmeyecek. Aramızdaki mesafe 3. kişiler yanında, nerede olursa olsun korunacak. Sevgili diyalogları sadece ikimiz varken olacak. Anlaştık mı? Eğer bu şartlarımı ihlal edecek olursan soluğu yurt dışında bir yerlerde alacağını da bilmeni isterim
Dedi. Kulaklarıma inanamıyordum. Rüyalarımın kadını hatta hayatımdaki tek kadın sevgilim olacaktı. Dünya durmuştu benim için.
Hiç konuşmadım. Sadece gözlerine baktım ve önünde diz çökerek buna pişman olmayacağını söyledim. Gözlerini gözlerinden alamıyordum.
Diz çöktüm ve ellerini centilmence öperek;
-teşekkür ederim. İnan bana buna pişman olmayacaksın. Seni hayatımın orta yerine koyacağım senin mutsuz olmana, ve keşke dememen için hayatımla çalışacağım. Çok teşekkür ederim dedim. Ve dudaklarına öpücük kondurarak;
-hayatıma hoş geldin kalbimin bundan sonraki yarısı dedim.
Annem resmen sevgilim olmuştu. Ve artık hayatımda başka kadına, kıza yer yoktu.
Aşkım ağlıyordu;
-neden ağlıyorsun dedim
-şimdiye kadar bana hiçbir erkek bu sözleri söylemedi. Bun sözler bir kadının erkekten duyacağı en güzel sözler, bu sözlerle mutlu oldum dedi.

(devamı 2. yazımda. Merak edenler olacaktır ama merakınıza değecek emin olun)

Ben Esra telefonda seni boaltmam ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir